Geçtiğimiz aylarda bir ekonomi dergisinde kapak olarak “Ar-Ge’ye En Çok Kaynak Ayıran 100 Şirket” başlıklı bir konu işlenmiş. Çeşitli sektörlerde yer alan firmaların 2006 Ar-Ge harcamaları, yıllık Net satış gelirleri ve bu değerlerin birbirine oranları alınarak bir tablo hazırlanmış. Tablo’ya baktığınızda bu oranın en fazla olduğu sektörün %55′ler civarında bilişim sektörü olduğu, geri kalan sektörlerde ise bu oran’ın ortalama %1′ler mertebesinde olduğunu görüyorsunuz. Yazıda da buna dikkat çekilmiş zaten.

Fakat siz gelin de, şu Ar-Ge harcamaları ne kadarmış diye bir bakın. 100. sıradaki şirketin 2006 yılı Ar-Ge harcamasını yazıyorum: Tam tamına 13.000 YTL. Yeni Türk Lirasına halen alışamamış olanlar vardır belki, onlar için eski Türk Lirası ile yazayım: 13 milyar lira. Evet, yani aylık ortalama 1 milyar Türk Lirası. Neymiş? Ar-Ge harcamasıymış.

Keşke ilk 10 ya da ilk 50′yi yazsalarmış da bunu yazmasalarmış. Öğrenmeyi verseymişiz. Türkiye’nin Ar-Ge’ye En Çok Kaynak Ayıran 100 Şirket’ini.

Seneye bu listeye ben şahsım adına başvuracağım. Belki kapak konusu filan olurum. Manşet şöyle olabilir mesela: “Özel sektöre Ar-Ge konusunda kafa tutan Türk genci” ya da “Ar-Ge’de ben de varım, korkun dedi”.

Şimdi; biz de icabında araştırıyoruz, kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Araştırma-Geliştirme. Ar-Ge işte. Bedava da olmuyor bu iş tabi. Bunun dergisi var, kitabı var, seminerlere gidip-geliyoruz, yol, yemek masrafı var. Aylık aboneliğimiz olan dergiler var, siteler var. Değil mi? Bunları topla, çarp, böl. Ne oldu? Biraz da gayret ettik mi 99; olmadı, 100. oluruz biz de canım.

Neyse… Şükredelim yine ki, bu Ar-Ge harcamalarının neler olduğunu yazmamışlar…