Pardus 2007 sürümü 18 Aralık 2006 tarihinde çıktı. 1.0 sürümünden bu yana tam 1 sene geçmiş. Pardus ismini duyduğumda askerlik görevimi yapıyordum. İlk tanışmam Chip dergisinin verdiği Çalışan CD ile olmuştu. Kullandığım makine oldukça eski ve düşük donanımlı bir makine olduğu için çalıştıramamıştım; ancak başka bir arkadaşın makinesinde çalıştırabilmiştik. Kendi makinemde çalışmadığı için de üzüldüğümü hatırlıyorum. Ben de zar zor zaman buldukça, arkadaşın yanına gidip CD’yi açıyor ve neyin nasıl yapıldığını anlamaya çalışıyordum.

Askerliğim bitti. CEBIT 2005 fuarı zamanı gelmişti. Fuar’da Pardus standı açıldığını duyduğumda,geliştiriciler ile tanışma fırsatım diyerek fuara gitmiştim. İlk defa Gürer ile orada tanıştım. Normal olarak hatırlamıyor. :) İlk olarak söylediğim şeyler yaklaşık şunlardı: “Tebrikler. TÜBITAK’ın böylesine güzel bir projenin arkasında olması ne kadar sevindirici. Çok güzel bir iş çıkarmışsınız. Peki Pardus bir özgür yazılım projesi değil mi? Sonuçta kamu’ya açık geliştiriliyor olmalı. Merak ediyorum,
bu geliştirme işini yaptığınız, yürüttüğünüz, kararları aldığınız yine kamu’ya açık bir yerler var mı? (E-posta listelerini kastediyorum. O zamanlar ya ben bulamamıştım ya da açılmamışlardı.) Bir şekilde ben de takip edebilmek, belki katkıda bulunabilmek isterim.” demiştim. İkinci sorum ise: “Peki şu ana kadar projeye dışardan herhangi bir yama, kod katkısı oldu mu?” olmuştu. Cevabı ise: “Şu ana kadar böyle bir katkı olmadı.” şeklinde olmuştu. Ben de hmmm, teşekkür ederim diyerek stand’dan ayrılmıştım.

İlk kurduğum Linux, ‘99 yılında Gelecek Linux idi. Barış’ın o proje’de çalışmış olması da hoş bir tesadüf. Sonuçta ilk Linux deneyimim. :) Kısa bir süre Redhat, ardından da hep Debian kullandım. Pardus olmasa yine Debian kullanırım. :) Herkesin ilgi alanları farklıdır. Özgür yazılımın ne olduğunu biraz anlayınca, daha çok Unix üzerinde programlamayı ve çekirdeği anlamaya çalıştım. Belli bir zaman sonra insan bir şeyler yapmak istiyor. Bu hem kendini geliştirebilmek için şart, hem de özgür yazılım’ın sağladığı güzel avantajlardan biri: Bilgiyi somut bir şeylere çevirebilmek ve çıkan üründen başkalarının faydalanabilmesi. Eleştiriler ve öneriler ile ürününüz daha iyi bir hal alabilir ya da en ufak bir takdir görmeniz ile motivasyonunuz artarak yine daha iyi bir ürün çıkarırsınız. İki şekilde de kazanan yine özgür yazılım olur.

Pardus projesi ilgimi çekmişti çünkü yeni bir proje idi, bir dağıtım olduğu için yapılabilecek çok fazla iş vardı. Sanırım biraz maymun iştahlıyım. Çok proje inceledim. Ama ilgimi çeken tek özgür yazılım projesi çekirdeğin kendisi olduğu fakat orada da etkin bir şeyler yapabilmek oldukça fazla zaman ve emek istediği için bir türlü kendime bir proje beğenip, kurcalayıp, aktif katkıcı olamadım. Bir ara Debian geliştiricisi olayım bare dedim. Geliştirici dokümanlarını okudum, kayboldum. :) Ama açıkçası içinde kendimi geliştirebilecek bir alan bulamadım, göremedim. Ama Pardus yeni bir proje idi, yeni proje’ler eğer gerçekten ümit vadediyorsa her zaman daha çekici gelir. Dediğim gibi yapılabilecek çok iş vardı. Destekçisi ve çıkan ürünü ile de Pardus gelecek vadediyordu. Türkiye’de yıllardır özveriyle devam eden özgür yazılımı tanıtma ve yaygınlaştırma çalışmalarına önemli bir katkısı olabilir, üniversitelerimizden yeni geliştiriciler yetişmesi için de yine önemli katkıları olabilirdi.

Güzel… Proje seçtik kendimize. :) Listelere üye oldum. Her proje için geçerli olan yöntem: Üye ol, izle ve atıl. :) pisi’de veritabanının belli durumlarda yeniden inşa edilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştı. Kod’u inceledim ve 2-3 günde pisi rebuild-db kodunu yazıp, yama olarak gönderdim. Güzel tepkiler alıyorsunuz tabi. Geliştiriciler için de dışardan bir katkı görebilmek aynı güzellikte. Bir zaman sonra Thunderbird ve zemberek entegrasyonu söz konusu oldu. Hata sisteminde uzun süredir açık bir hata idi. Bir konuda bir şeyler yapmak ya da kendini geliştirmek istiyorsan, en güzel yöntem bu: “Tamam ben yaparım” diyerek, atlamak. O kadar yapacam dedin, yapacaksın artık. :) Thunderbird’ün ardından Firefox entegrasyonu geldi. Açık hata raporlarına da çözüm arayıp, bulgularımı yardımcı olabilmek maksadı ile hata sistemine yorum olarak eklemeye başladım. Sanırım 6 ay gibi bir süre dışardan katkıcı oldum. Bir süre sonra, tam zamanlı geliştirici kadrosu’nun büyüme ihtiyacı doğduğunda, proje çalışanı olarak göreve başladım. Yaptığım işe halen devam ediyorum. :)
Pardus-1.0 büyük bir emeğin ürünüydü. Pardus-2007 de aynı emeğin ürünü. Fakat aradaki farka geliştiriciler olarak bizler inanamıyoruz. Hep de daha iyiye gidecek diye umuyoruz. :)
Eğer siz de bir şeyler yapmalıyım diyorsanız, kendinizi geliştirmek istiyorsanız, özgür yazılıma benim de bir katkım olsun istiyorsanız ya da eksik/hatalı gördüğünüz kısımların daha iyi duruma getirilebileceğini düşünüyor ve bu konuda bir şeyler yapmak istiyorsanız siz de buyrun. Gelin hep birlikte daha güzel, daha başarılı ve daha iyi sürümler çıkaralım…