Bir Takım Şeyler

Bilgi çöplüğünüz

Ufakken okulun koridorlarında koşarak hızlanıp sonra aniden durup kayar mıydınız? Belki de halen yapıyorsunuzdur. Geçen haftasonu yolda yürürken, bir çocuk dikkatimi çekti. Kaygan olmayan bir zeminde, kaldırımda, ayağında spor ayakkabıları ile kayıyordu. Yakından bakınca marifetin ayakkabılarda olduğunu gördüm. Spor ayakkabılarının topuk kısmına yakın yerine tekerlek koymuşlar. Uçlarına ağırlık vermediği zaman kayabiliyor, verdiğinde de duruyor. Bu ayakkabı modelini geliştiren kişi ya çocukluğunda bu şekilde kaymayı seven biri olmalı ya da çocukların bu işi çok sevdiğini gözlemleyen birisi. Hoş bir fikir.

James Webb Young, fikri, eski unsurların yeni birleşimi olarak tanımlıyor. [1] Fikir üretebilmeniz için (more…)

Gerçek hackerlar ve Topu geçirenler

Gerçek Hackerlar

Bir şeyi gözümde büyütmekten ve ya abartmaktan hoşlanmıyorum. Ama iş hayatımda, mesleki becerilerimde ve hatta bir çok alanda farklı bakış açıları kazanmamda özgür yazılımın büyük etkisi olmuştur. Çünkü dolaylı yoldan onu oluşturan harika topluluğu keşfetmemi sağlamıştır. Gerçek hackerları…

Hacker sözcüğünün toplum genelinde özünden alakasız ve yanlış çağrışımlar yapıyor olması ne kadar üzücü. Oysa tam tersi, kelime manası itibariyle yaratıcı düşünme kabiliyeti olan, pratik düşünce ve kıvrak zekaya sahip; bir şeyleri kıran, bozan değil üreten insanlardır kendileri. Interneti yapan, C (ve ya bir başka) programlama dilini yazan, ilk grafik tabanlı interaktif kişisel bilgisayarı garajlarında geliştiren (ki kendisi yıllarca malzeme için parası yetmediğinden kağıt üzerinde tasarım yapmıştır), Unix’i, Linux’u geliştiren ve daha bir çok bugün farkında olmadan kullandığımız teknolojilerin arkasındaki insanlardır, gerçek kahramanlardır, sanatçılardır. Onlar aykırıdır, farklıdır, meraklıdır, kurcalayandır, sorgulayandır.

Tüm bu kavram karmaşasının temellerini, (more…)

Kalıcı ve etkili fikirler

Tıkırdatıcılar ve Dinleyiciler

1990 yılında Elizabeth Newton, Stanford üniversitesi psikoloji bölümünde basit bir oyun üzerine çalışarak doktorasını kazandı. Oyun tıkırdatıcı ve dinleyici rollerini üstlenecek iki kişi ile oynanıyor. Tıkırdatıcılara “Mutlu yıllar sana” gibi iyi bilinen 25 şarkıyı içeren bir liste veriliyor. Her tıkırdatıcıdan bu listeden rasgele bir şarkı seçmesi ve masada ritm tutarak karşı tarafa tıkırdatması isteniyor. Karşı tarafın görevi ise tıkırdatılan şarkıyı tahmin etmek.

Deneyde 120 şarkının sadece %2.5′u yani 3 tanesi dinleyiciler tarafından tahmin edilebiliyor. İşin ilginç tarafı, dinleyiciler şarkıyı tahmin etmeden önce tıkırdatıcılara sizce tahmin edilme oranı ne olacak diye soruluyor; %50 ihtimalini veriyorlar. Yani her 2 şarkıdan 1′i tahmin edilecek diyorlar. Oysa ki (more…)

Packager statistics from Pardus repositories

Inspired by Max Spevack’s blog post, here are some statistics for the Pardus repositories.

Pardus 2007 statistics, gathered on 2007-12-13.
(generated by packagerStats script)

Total source pisi packages in Pardus 2007 repositories (both stable and contrib) is 2433.

1337 (55%) are maintained by non-TUBITAK developers.
1096 (45%) are maintained by TUBITAK developers.

The total number of non-TUBITAK maintainers is 45.
The total number of TUBITAK maintainers is 10.

1337 / 45 = 29.7 packages per non-TUBITAK maintainer.
1096 / 10 = 109.6 packages per TUBITAK maintainer.

Here are the top three non-TUBITAK maintainers by package count:

Eren Türkay - 259
Ali Erdinç Köroğlu - 165
Murat Şenel - 155

Here are the top three TUBITAK maintainers by package count:

İsmail Dönmez - 329
S.Çağlar Onur - 327
Onur Küçük - 235

If we distribute all the packages equally among the current developers, we would get:

2433 / 55 = 44.2 packages per maintainer.

Pardus is growing fast. Although the numbers are mind-numbing, currently Pardus developers manage to keep all the packages up to date. And thanks to our security ninja for keeping us safe.

New developers are always welcome. :) Come join us and help us make Pardus one of the best Linux distributions.

Altın oran ve qgoldengrid

Tasarım ve kullanılabilirlik üzerine bir şeyler okurken karşıma altın oran (”Golden Ratio”) çıktı. Altın oran çok acayip bir şey. Bitkilerde, hayvanlarda, piramitlerde, insan vücudunda, hatta dna moleküllerinde bile karşınıza çıkıyor. Keşfedildikten sonra yüzyıllarca incelenmiş, hakkında ciltlerce kitap yazılmış. Estetik aranan; sanatta, mimaride, endüstriyel tasarımda ve her yerde uygulanmış; halen de uygulanıyor. iPodlarda dahi, ekran ve boy oranı altın oranmış. İşte bir kaç link daha.

Web ve kullanıcı arayüzü tasarımlarında altın oran uygulanışını ararken “Golden Section” isminde sahipli bir yazılım buldum. Yalnızca Windows sürümü mevcut. Sitelerinde yazılımın tasarımda nasıl kullanıldığını gösteren iki tane de video mevcut. Demo sürümünü indirdikten sonra wine ile çalıştırmayı denedim. Yavaş da olsa çalışıyor. Ama demo sürümü olması sebebiyle (wine’da çalışıyor olmasından da kaynaklı olabilir, Windows’da da denemek lazım) çerçeve transparan değil, arka plan pembe. Dolayısı ile bir işe yaramıyor. Ben de Qt ile kendime benzer bir şey yazdım. İsmi qgoldengrid. Buradan indirebilirsiniz.

Daha 0.1 sürümünde. Eksiği çok olsa da, ana görevini yerine getiriyor. Derlemek için Qt4 gerekiyor. Derledikten sonra konsoldan grid genişliği ve minimum çerçeve genişliğini parametre vererek çalıştırmalısınız. Sırasıyla 900 ve 6 verebilirsiniz. Pencere yönetici çerçevesi olmadığından çizgilerden tutarak taşımanız gerekiyor. Çizgilere sağ tuş ile tıklarsanız grid stili değişiyor. Stili tasarımdaki ihtiyacınıza göre seçiyorsunuz.

Bir de not düşeyim: Geçen aramıştık. git’de arşiv şu şekilde yapılıyor:

git archive --format=tar --prefix=qgoldengrid-0.1/ 74e36be096414af3048c591b691a37468b4a2340 | bzip2 > qgoldengrid-0.1.tar.bz2

Uygulamak

Altına hücum… Web 2.0… Ne kadar kafa, o kadar para… Her gün yeni bir şirket, yeni bir hizmet… Her gün on-yüz milyonlarca dolarlık satın alım haberleri. Web 1.0 balonu patladı, Web 2.0 balonu mu şişiyor? Bilemiyorum. Fakat şunu biliyorum: “Bu iş ne yepyeni bir fikirde, ne tasarımda, ne görsellikte ve ne de kullanılabilirlikte. Bu iş “herhangi bir fikri” uygulamaya geçirmekte.

Şu anki Web 2.0 kahramanlarım 37signals. “Getting Real” (Gerçekçi Olmak) isminde tamamen kendi tecrübelerine dayalı, kısa kısa öğütlerini derledikleri harika bir kitap yazmışlar.

Kitapta yer alan www.cdbaby.com sitesi sahibi Derek Sivers’dan bir alıntı:

Uygulayıcı olun

İnsanların fikirler konusunda bu kadar koruyucu olmaları çok komik. (En basit bir fikri söylemek için bile NDA imzalamamı isteyen insanlar.)

Benim için, fikirlerin uygulanmadıktan sonra hiç değeri yoktur. Onlar sadece çarpandır. Uygulamak milyonlar değerindedir.

Açıklama:

Berbat fikir = -1
Zayıf fikir = 1
Eh işte fikir = 5
İyi fikir = 10
Harika fikir = 15
Muhteşem fikir = 20

Uygulama yok = 1$
Zayıf uygulama = 1000$
Eh işte uygulama = 10,000$
İyi uygulama = 100,000$
Harika uygulama = 1,000,000$
Muhteşem uygulama = 10,000,000$

İş yapmak için, bu ikisini çarpmalısınız.

En muhteşem fikir, uygulama olmadan 20$. 20,000,000$ değer için en muhteşem fikre, harika uygulama icap eder.

Bu yüzden insanların fikirlerini duymak istemem. Uygulanmalarını görene kadar ilgilenmiyorum.

older posts ::

  • Categories

  • Archives

  • Currently Reading

  • Quotes

    "Chance favors the prepared mind." - Louis Pasteur
  • Links

    Pardus... Özgürlük İçin...